Softana ile Geleceğin Yazılım Çözümleri

Kendi geliştirdiğimiz yazılım ürünleri ve size özel çözümlerle işinizi dijitalleştiren yazılım şirketi.

Sahada Çalışan Hazır Yazılımlar

Nedaris ile tekstil üretimi, QR Menü ile restoranlar — ürünlerimiz her gün gerçek işletmelerde çalışıyor.

Fikrinizi Çalışan Yazılıma Dönüştürüyoruz

Aklınızdaki web sitesi veya yazılım fikrini analizden yayına uçtan uca birlikte hayata geçirelim.

Uzmanlık Alanlarımız

Fikirden Dijital Ürüne

Fikirlerinizi merkeze alıyor, uçtan uca uzmanlığımızla onları güçlü dijital ürünlere dönüştürüyoruz.

Ürünlerimiz

Sahada gördüğümüz gerçek problemler için geliştirdiğimiz, kendi yazılım ürünlerimiz.

Tüm Ürünler arrow_forward

Hizmetlerimiz

Firmanıza özel web sitesi, yazılım fikrinizin hayata geçirilmesi ve sistem entegrasyonları.

Sıkça Sorulan Sorular

Aklınızdaki soruların cevaplarını burada bulabilirsiniz.

dasdaexpand_more
sdas
sadasexpand_more
dasdasd

Teknoloji Dünyasından

Sektörel gelişmeler, yazılım trendleri ve dijital dönüşüm rehberleri.

Tüm Yazılar arrow_forward
E-Fatura Entegrasyonu Nasıl Yapılır? Adım Adım Teknik Rehber
Blog
17 Eylül 2026

E-Fatura Entegrasyonu Nasıl Yapılır? Adım Adım Teknik Rehber

E-fatura entegrasyonu, bir işletmenin muhasebe veya ERP yazılımının faturaları Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) sistemine elle giriş yapmadan, doğrudan program içinden gönderip alabilmesini sağlayan teknik bağlantıdır. Fatura yazılımda kesilir, arka planda entegratöre iletilir, GİB'e ulaşır ve alıcıya düşer; kullanıcı portala girmez, XML görmez. Kısa cevap: E-fatura entegrasyonu dört adımda kurulur. Bir özel entegratörle sözleşme yapılıp test hesabı alınır; yazılım faturayı UBL-TR formatında üretir; her gönderimden önce alıcının e-fatura mükellefi olup olmadığı sorgulanır ve belge buna göre e-fatura ya da e-arşiv fatura olarak gönderilir; son olarak GİB'den dönen kabul/ret durumu takip edilip belge yasal süresi boyunca arşivlenir. Tek belge tipi için bu iş genellikle birkaç haftada biter; zamanın büyük kısmı entegratörün servislerini doğru konuşturmaya gider. E-fatura, e-arşiv fatura ve e-irsaliye arasındaki fark nedir? Fark, belgenin kime gittiğinde ve neyi belgelediğindedir. E-fatura yalnızca iki e-fatura mükellefi arasında gider ve GİB üzerinden alıcının kutusuna düşer. Alıcı e-fatura sistemine kayıtlı değilse — bir son tüketici ya da küçük bir işletmeyse — aynı satış için e-arşiv fatura düzenlenir ve alıcıya e-posta veya çıktı olarak ulaştırılır. E-irsaliye ise faturanın değil, malın sevkiyatının belgesidir; ürün yola çıktığında düzenlenir, fatura daha sonra kesilebilir. Belge Kime gider Ne zaman düzenlenir Alıcı yanıt verir mi E-fatura E-fatura mükellefi işletmeye Satış anında Ticari senaryoda evet (kabul/ret) E-arşiv fatura Mükellef olmayan işletme veya tüketiciye Satış anında Hayır E-irsaliye Malın gittiği tarafa Sevkiyat anında Evet (teslim alındı / kısmen / reddedildi) Entegrasyonun ilk kuralı buradan çıkar: yazılım, belgeyi göndermeden önce alıcının hangi gruba girdiğini sormak zorundadır. Bu sorguyu atlayan sistemler, mükellef olan bir alıcıya e-arşiv keser ve belge geçersiz olur. E-fatura entegrasyonu hangi yöntemlerle yapılır? Üç yol vardır ve işletmelerin büyük çoğunluğu ortadakini kullanır. GİB portalı, faturaların GİB'in kendi web arayüzünden elle girildiği yöntemdir; ücretsizdir ama bir entegrasyon değildir, her fatura tek tek yazılır. Özel entegratör, GİB'in yetkilendirdiği bir aracı firmanın servisleri üzerinden gönderim yapmaktır; entegratör GİB ile konuşur, yazılımınız entegratörle konuşur. Doğrudan entegrasyon ise işletmenin kendi altyapısını GİB'e bağlamasıdır; teknik ve idari yükü ağır olduğu için büyük kurumlara özgüdür. Özel entegratörle çalışmanın pratik sonucu şudur: entegrasyonun kalitesi, seçilen entegratörün servis kalitesine bağlıdır. Dokümantasyonu güncel olmayan, test ortamı canlıdan farklı davranan ya da hata mesajları anlaşılmaz bir entegratör, iyi yazılmış bir entegrasyonu bile sorunlu hâle getirir. Kendi yazılımınızı yazdırmakla hazır bir çözüm almak arasında karar verirken bu bağımlılığı hesaba katmak gerekir; hazır paket mi, özel yazılım mı sorusunun cevabı entegrasyon tarafında da geçerlidir. Entegrasyon adım adım nasıl ilerler? Entegratör seçimi ve sözleşme. Servis dokümantasyonunun güncelliği, test ortamının varlığı ve belge tiplerinin (e-fatura, e-arşiv, e-irsaliye) hangilerini desteklediği bu aşamada netleştirilir. Test hesabı ve ortam ayrımı. Entegratörler test ve canlı için ayrı adresler verir. Bu ikisini yazılımda tek bir yapılandırma anahtarına bağlamak, canlıya geçişte adresi elle değiştirme hatasının önüne geçer. UBL-TR üretimi. Fatura, GİB'in belirlediği UBL-TR XML şemasına göre üretilir: satıcı ve alıcı bilgileri, kalemler, KDV oranları, para birimi ve toplamlar. Şemanın zorunlu alanlarını eksik bırakan belge daha entegratörde reddedilir. Mükellef sorgulama. Her gönderimden önce alıcının vergi numarasıyla e-fatura kayıtlı kullanıcı olup olmadığı sorulur. Cevap belgenin e-fatura mı e-arşiv mi olacağını belirler. Gönderim ve durum takibi. Belge gönderilir, entegratörden bir belge kimliği alınır ve bu kimlikle durum sorgulanır: iletildi, GİB tarafından kabul edildi, alıcı tarafından kabul veya reddedildi. Ticari fatura senaryosunda alıcının belgeyi reddetme hakkı vardır; reddedilen faturanın muhasebeye yansıması geri alınmalıdır. Arşivleme. Gönderilen ve alınan tüm belgeler, imzalı XML hâlleriyle yasal saklama süresi boyunca erişilebilir tutulur. Entegratörün arşivi yeterli değildir; entegratör değişince o arşive erişim de değişebilir. E-fatura entegrasyonunda en sık yapılan hatalar nelerdir? Hataların çoğu kodda değil, akışın tasarımında yapılır. Aşağıdakiler Softana'nın sahada en sık karşılaştıklarıdır: Mükellef sorgusunu atlamak. Alıcının durumu bir kez sorgulanıp kaydedilir, sonra hiç güncellenmez. Alıcı bu arada e-fatura mükellefi olduysa belgeler yanlış tipte kesilmeye başlar. Test ve canlı adreslerini karıştırmak. Test ortamına gönderilen fatura mali olarak yok hükmündedir; canlıya geçişte tek bir adresin güncellenmemesi, faturaların hiç kesilmemiş olması demektir. Entegratörün hata kodlarını olduğu gibi göstermek. Kullanıcı ekranda sayısal bir kod ve İngilizce bir açıklama görür, ne yapacağını bilemez. Kodlar yazılım tarafında anlamlı mesajlara çevrilmelidir. Yanıt takibini kurmamak. Fatura gönderildikten sonra durumu izlenmezse reddedilen belgeler aylarca fark edilmez ve muhasebe kayıtları gerçeği yansıtmaz. Entegratöre sıkı sıkıya bağlanmak. Entegratörün alan adları ve servis yapısı yazılımın her yerine dağılırsa, entegratör değiştirmek entegrasyonu baştan yazmak anlamına gelir. Entegrasyon ne kadar sürer, maliyeti neye bağlıdır? Süre belge tipi sayısına ve mevcut yazılımın dışarıya açık bir arayüzünün olup olmadığına bağlıdır. Yalnızca e-fatura ve e-arşiv gönderen, ERP'si makul bir API sunan bir işletme için entegrasyon genellikle birkaç hafta sürer; e-irsaliye ve gelen belge işleme de eklenirse süre uzar. Yazılımın dışarıya hiç açık kapısı yoksa önce o kapının açılması gerekir ve asıl maliyet oraya gider. Getiriyi ölçmenin en sade yolu elle harcanan zamanı hesaplamaktır. Günde 30 fatura kesen ve her faturayı portala elle girmek için ortalama 4 dakika harcayan bir işletme, günde 2 saat, ayda 40 saatten fazla zamanı yalnızca veri girişine ayırır. Entegrasyonla bu süre sıfıra iner; ayrıca elle girişten kaynaklanan tutar ve vergi numarası hataları da ortadan kalkar. Kendi rakamlarınızı bu formüle koyduğunuzda entegrasyonun kendini ne kadar sürede geri ödeyeceğini görebilirsiniz. Entegratör değişince entegrasyon baştan mı yazılır? Yazılım entegratöre doğrudan bağlandıysa büyük ölçüde evet. Her entegratörün servis yapısı, belge alan adları, durum kodları ve hata mesajları farklıdır; birinden diğerine geçmek, bu farkların dokunduğu her yeri yeniden yazmayı gerektirir. Çözüm, yazılımla entegratör arasına bir soyutlama katmanı koymaktır: yazılım tek ve sabit bir arayüzle konuşur, entegratöre özgü farkları bu katman üstlenir. Entegratör değiştiğinde yalnızca katman güncellenir, yazılıma dokunulmaz. Softana'nın E-Belge platformu tam olarak bu katmanı sunar: e-fatura, e-arşiv ve e-irsaliye için tek bir REST API, entegratör farklarını arkada soyutlar, belge durumlarını tek yerden izletir ve durum değişikliklerinde yazılımınıza bildirim gönderir. Mevcut bir ERP'ye e-fatura eklemek ya da entegratör bağımlılığını azaltmak isteyen ekipler için entegrasyon danışmanlığı hizmetiyle analizden canlıya geçişe kadar süreç birlikte yürütülür. İstanbul merkezli Softana, kendi e-belge altyapısını geliştirdiği için entegratör servislerinin dokümanda yazmayan davranışlarını yakından tanır. Yazılımınıza e-fatura eklemeyi planlıyorsanız, mevcut sisteminizi ve belge ihtiyacınızı anlatan kısa bir görüşme, entegrasyonun kapsamını ve süresini netleştirmek için yeterlidir.

QR Menü Nedir, Nasıl Yapılır? Restoranlar İçin Kurulum ve Maliyet Rehberi
Blog
16 Ağustos 2026

QR Menü Nedir, Nasıl Yapılır? Restoranlar İçin Kurulum ve Maliyet Rehberi

QR menü , bir restoran veya kafenin menüsünün internet üzerinde bir sayfa olarak yayınlanması ve masadaki QR kod okutulduğunda müşterinin telefonunda açılmasıdır. Basılı menünün dijital karşılığıdır; farkı, içeriğinin her an güncellenebilmesi ve bunun hiçbir baskı maliyeti doğurmamasıdır. Kısa cevap: QR menü kurmak için ürünleri dijital ortama girmeniz, menüye sabit bir web adresi vermeniz, bu adresi işaret eden bir QR kod üretmeniz ve kodu masaya yerleştirmeniz yeterlidir. Maliyeti belirleyen şey QR kodun kendisi değil — kod ücretsiz üretilir — menünün arkasındaki yönetim panelinin kapsamıdır. QR menü nasıl yapılır? Dört adım Kurulum dört adımdan oluşur ve teknik bilgi gerektirmez: 1. İçeriği hazırlayın. Ürünleri kategori, açıklama, fiyat, alerjen bilgisi ve varsa görselleriyle listeleyin. Bu adım toplam sürenin çoğunu alır. 2. Menüye sabit bir adres verin. Örneğin işletmeadi.com/menu . Menü bu adreste yaşayacak. 3. QR kodu üretin. Kod, bu sabit adresi işaret etmelidir. 4. Masaya yerleştirin. Masa etiketi, stand veya masa üstü kart olarak bastırın. Üçüncü adımdaki "sabit adres" vurgusu kritiktir. QR kod doğrudan bir PDF dosyasına bağlanırsa, menü her değiştiğinde dosya adresi değişir ve tüm kodların yeniden basılması gerekir . Sabit bir sayfa adresine bağlanan kod ise bir kez basılır, menü yüzlerce kez güncellense de aynı kod çalışmaya devam eder. QR menü maliyeti neye bağlıdır? QR kodun kendisi ücretsizdir; maliyet arkasındaki sistemden gelir. Dört kalem fiyatı belirler: Ürün sayısı ve içerik girişi: 40 ürünlü bir kafe ile 200 ürünlü bir restoran aynı iş değildir. Fotoğraf: Ürün fotoğrafı çekimi ayrı bir kalemdir ve satışa en çok etki eden yatırımdır. Dil sayısı: Turistik bölgedeki işletmelerde İngilizce ve Arapça menü ihtiyacı içerik hacmini katlar. Panelin kapsamı: En belirleyici kalem budur. Son madde şu ayrımı içerir: yalnızca menüyü gösteren bir sayfa mı istiyorsunuz, yoksa müşterinin masadan sipariş verdiği , stoğun düştüğü ve POS sistemine bağlanan bir yapı mı? İkisi arasındaki fark bir tasarım tercihi değil, iki ayrı yazılım projesidir. Teklif alırken bunu net söylemek, aldığınız fiyatlar arasındaki farkın nereden geldiğini anında açıklar. QR menü mü, PDF menü mü? İşletmelerin çoğu QR kodu bir PDF dosyasına bağlayarak başlar. Hızlıdır, ama birkaç ay içinde sorun çıkarır: Kriter PDF menü Web tabanlı QR menü Mobil okunabilirlik Yakınlaştırma gerekir Ekrana uyarlanır Tek fiyat güncelleme Dosya yeniden hazırlanır Panelden tek alan Google'da bulunma İçerik taranmaz Ürün adları taranır Ürünü stokta yok yapma Mümkün değil Tek tıkla Açılış hızı Dosya indirilir Sayfa yüklenir PDF menü ucuz değildir; yalnızca hızlıdır. Maliyeti sonradan, her güncellemede harcanan zaman olarak ödersiniz. QR menünün işletmeye somut faydaları Faydaları "modern görünmek" değil, ölçülebilir üç başlıktır. Birincisi baskı maliyetinin sıfırlanması : fiyat güncellemesi yapan bir işletme yılda birkaç kez menü bastırır; QR menüde bu kalem tamamen ortadan kalkar. İkincisi anlık kontrol . Tükenen bir ürünü menüden kaldırmak saniyeler sürer. Basılı menüde tükenen ürün masaya kadar gider, sipariş alınır ve ancak mutfakta fark edilir — bu, doğrudan müşteri memnuniyeti kaybıdır. Üçüncüsü arama motorlarında görünürlük . Menü içeriği metin olarak yayınlandığında, ürün ve kategori adları Google tarafından taranır. İstanbul'da bir semtte "kahvaltı fiyatları" arayan bir kullanıcının karşısına çıkma ihtimaliniz doğar. PDF veya görsel menüde bu içerik görünmezdir ve hiçbir aramada karşılığı olmaz. QR menü verisi size ne söyler? Basılı menünün veremediği tek şey veridir. Web tabanlı bir QR menüde hangi kategorinin kaç kez açıldığı, hangi ürünün en çok görüntülendiği ve müşterinin menüde ne kadar kaldığı ölçülebilir. Bu veri iki somut kararı besler. Birincisi menü sıralaması : en kârlı ürünleriniz en çok görüntülenen ilk üç sırada mı? Değilse sıralamayı değiştirmek, hiçbir maliyeti olmayan bir satış müdahalesidir. İkincisi ürün eleme : aylardır neredeyse hiç görüntülenmeyen bir ürün mutfakta yer, malzeme ve hazırlık süresi tüketiyordur. Basılı menüde bu soruların cevabı yalnızca satış rakamlarından dolaylı olarak tahmin edilir. QR menüde ise görüntülenme ile sipariş arasındaki fark doğrudan görülür — çok bakılıp az sipariş edilen bir ürün, genelde fiyat veya açıklama sorunu yaşıyordur. Masaya yerleştirirken dikkat edilecekler Kodun fiziksel yerleşimi çoğu zaman göz ardı edilir ama okutma oranını doğrudan etkiler. Kod, oturan bir kişinin telefonunu rahatça tutabileceği açıda ve en az 3 santimetre boyutunda olmalıdır. Masa örtüsünün altında kalan, peçetelikle kapanan veya cam altına yapıştırıldığı için yansıma yapan kodlar okutulmaz. Kodun yanına kısa bir yönlendirme metni ekleyin — "Menü için kamerayı okutun" gibi. Ayrıca menünün web adresini de yazın; kamerası kodu okumayan müşteri adresi elle yazabilir. En sık yapılan dört hata Kodu dosyaya bağlamak: Menü her değiştiğinde tüm masa etiketlerini yeniden bastırmak zorunda kalırsınız. Ağır görseller: Sıkıştırılmamış fotoğraflar menüyü zayıf bağlantıda açılmaz hale getirir. Görseller WebP formatında ve ölçeklendirilmiş olmalıdır. Fiyatları güncellememek: QR menünün tek gerçek avantajı güncellik. Panel varken güncellenmeyen bir menü, basılı menüden daha kötüdür — çünkü müşteri güncel olduğunu varsayar. Basılı menüyü tamamen kaldırmak: Telefonu olmayan veya küçük yazı okumakta zorlanan müşteriler için birkaç basılı nüsha bulundurmak gerekir. Başlamadan önce karar verin QR menü kurmadan önce iki soruyu yanıtlayın: menü yalnızca görüntülenecek mi, yoksa sipariş de alacak mı? Ve menüyü kim, hangi sıklıkta güncelleyecek? Bu iki cevap, ihtiyacınız olan sistemin kapsamını neredeyse tamamen belirler. Softana, İstanbul merkezli bir yazılım ve dijital çözümler ekibi olarak QR menü, kurumsal web sitesi ve işletmeye özel yazılım projelerini uçtan uca yürütür. Menü kurgusu, ürün fotoğrafçılığı ve yönetim paneli aynı proje içinde ele alınır. Konuyla ilgili diğer yazılarımız: Kurumsal web sitesi fiyatlarını belirleyen 7 kalem ve hazır paket mi, özel yazılım mı?

Kurumsal Web Sitesi Fiyatlarını Belirleyen 7 Kalem
Blog
15 Ağustos 2026

Kurumsal Web Sitesi Fiyatlarını Belirleyen 7 Kalem

"Kurumsal web sitesi ne kadar tutar?" sorusunun dürüst tek bir cevabı yok — çünkü "kurumsal web sitesi" tek bir ürün değil. Beş sayfalık bir tanıtım sitesiyle, bayi girişi olan çok dilli bir kurumsal portalın ortak noktası yalnızca ikisinin de tarayıcıda açılması. Aldığınız iki teklif arasında üç kat fark varsa bu mutlaka birinin pahalı olduğu anlamına gelmez; büyük ihtimalle iki farklı işten bahsediyorlardır. Aşağıda fiyatı belirleyen yedi kalemi tek tek açıyoruz. Amaç size bir rakam vermek değil; kendi projenizin hangi banda düştüğünü görmeniz ve teklifleri elmayla elmayı karşılaştırır gibi değerlendirebilmeniz. 1. Sayfa sayısı ve içerik mimarisi Maliyeti belirleyen ilk şey sayfa adedi değil, farklı sayfa tipi adedi. Anasayfa, hakkımızda, iletişim gibi tekil sayfalar birer kez tasarlanır. Ama "hizmetler" bölümü altında on beş sayfa varsa bu on beş ayrı iş demek değildir; bir hizmet detay şablonu tasarlanır, içerik o şablona akar. Bu yüzden teklif isterken "20 sayfa istiyorum" demek yerine yapıyı anlatın: kaç farklı şablon gerekiyor, hangileri listeleme sayfası, hangisi detay sayfası. Şablon sayısı düştükçe hem maliyet hem teslim süresi düşer, üstelik site daha tutarlı görünür. 2. Tasarım yaklaşımı: hazır tema mı, özel tasarım mı Hazır tema ilk faturayı belirgin biçimde düşürür. Karşılığında markanıza ait olmayan bir görsel dile razı olursunuz ve temayı kendinize benzetmeye çalıştıkça iş "ucuz" olmaktan çıkar. Özel tasarımda ise tasarımcı, kurumsal kimliğinizi, tipografinizi ve fotoğraf dilinizi ekrana taşır; her bileşen sizin için çizilir. Pratik ölçüt şu: kurumsal kimliği oturmuş, rakiplerinden görsel olarak ayrışması gereken markalar için özel tasarım iki-üç yıllık toplam maliyette genelde öne geçer. Sitesi bir an önce yayında olsun isteyen, kimliği henüz netleşmemiş yeni işletmeler içinse iyi seçilmiş bir tema makul bir başlangıçtır. 3. İçerik üretimi: metin, fotoğraf, video Projelerin en çok gecikmesine yol açan ve en sık unutulan kalem bu. Tasarım ve kodlama biter, site "içerik bekliyor" diye haftalarca yayına giremez. Metinleri, ürün fotoğraflarını ve tanıtım videosunu siz mi sağlayacaksınız, ajans mı üretecek? İçerik üretimi ajansa bırakıldığında maliyete SEO uyumlu metin yazımı, profesyonel çekim, kurgu ve grafik tasarım kalemleri eklenir. Buna karşılık yayın tarihi öngörülebilir hale gelir. Stok fotoğraf kullanmak ucuzdur ama aynı görselleri rakip sitelerde de görme ihtimaliniz yüksektir; kurumsal güvenilirlik açısından kendi sahanızdan çekilmiş görseller belirgin fark yaratır. 4. Yönetim paneli ve teknik altyapı "Siteyi kendim güncelleyebilecek miyim?" sorusunun cevabı doğrudan fiyata yansır. Statik bir tanıtım sitesi en ucuz seçenektir ama her değişiklik için ajansa dönmeniz gerekir. Yönetim paneli olan bir yapıda blog yazısı ekleme, hizmet güncelleme, referans yükleme gibi işleri kendi ekibiniz yapar. Panelin kapsamı da önemli: yalnız içerik girişi mi olacak, yoksa çok kullanıcılı, rol bazlı yetkilendirmeli bir yapı mı? İkincisi ayrı bir yazılım geliştirme işidir ve öyle fiyatlanmalıdır. 5. Çok dillilik İkinci dil, sayfa sayısını ikiye katlamaktan ibaret değildir. Arayüz metinleri, form uyarıları, tarih ve para birimi biçimleri, dile göre URL yapısı ve arama motorlarına hangi sayfanın hangi dilin karşılığı olduğunu bildiren etiketler ayrıca kurgulanır. Çeviri maliyeti de üstüne binen ayrı bir kalemdir. İhracat yapan ya da yapmayı planlayan işletmeler için doğru hamle, siteyi baştan çok dilli kurgulamaktır. Tek dilli bir siteye sonradan dil eklemek, en başından planlanmış bir yapıya göre neredeyse her zaman daha pahalıya gelir. 6. Entegrasyonlar Sitenin dışarıyla konuşması gereken her nokta ayrı bir iştir: ERP veya muhasebe programınızdan ürün ve stok çekmek, CRM'e form kaydı düşürmek, e-posta pazarlama aracına abone aktarmak, sanal POS ile tahsilat almak, kargo firmasından takip bilgisi çekmek. Burada belirleyici olan entegrasyon sayısı değil, karşı tarafın hazır bir servisi olup olmadığıdır. Dokümante edilmiş bir API varsa iş öngörülebilirdir. Yoksa, veriyi almanın yolunu bulmak geliştirme süresinin büyük bölümünü yiyebilir. Teklif aşamasında entegre olacağınız sistemlerin adını ve varsa doküman bağlantılarını paylaşın — bu tek başına teklifin isabetini ciddi biçimde artırır. 7. Yayın sonrası: bakım, barındırma, güvenlik Web sitesi teslim edilen değil, yaşatılan bir üründür. Alan adı ve sunucu yenilemesi, SSL, düzenli yedekleme, altyapı ve güvenlik güncellemeleri, küçük içerik değişiklikleri — bunların tamamı ilk yılın ardından da devam eder. Güncellenmeyen bir site birkaç yıl içinde hem güvenlik açığı hem de itibar sorunu haline gelir. Teklifleri karşılaştırırken yalnız kurulum bedeline değil, ikinci yıl ne ödeyeceğinize de bakın. Bütçeyi düşürmenin sağlıklı yolları Bütçe kısıtlıysa yapılacak şey kaliteden kırpmak değil, kapsamı doğru sıralamaktır. Üç yöntem pratikte işe yarar. Aşamalandırın. Sitenin tamamını aynı anda yayına almak zorunda değilsiniz. İlk aşamada kurumsal kimliği taşıyan çekirdek sayfalar açılır; blog, kariyer sayfası, bayi paneli gibi bölümler ikinci aşamaya bırakılır. Böylece hem nakit akışı rahatlar hem de ilk aşamadan gelen gerçek kullanıcı verisiyle ikinci aşama daha isabetli tasarlanır. İçeriğin bir kısmını siz üstlenin. Metinlerin ham halini kendi ekibiniz yazıp ajansa düzenletmek, sıfırdan yazdırmaya göre belirgin bir tasarruf sağlar. Üstelik işinizi en iyi siz bildiğiniz için teknik doğruluk da artar. Şablon sayısını azaltın. Birinci maddede anlattığımız mantık burada da geçerlidir: iki farklı hizmet sayfası tasarımı yerine tek bir esnek şablon, hem maliyeti hem de ileride yapacağınız her değişikliğin süresini yarıya indirir. Kaçınılması gereken kısıntı ise şudur: hız, mobil uyum ve temel SEO altyapısından tasarruf etmek. Bunlar görünmez kalemlerdir ama sitenin bulunabilirliğini doğrudan belirler; sonradan eklenmeleri baştan yapılmalarından pahalıya gelir. Doğru teklif nasıl alınır? Ajansa gitmeden önce şu beş başlığı bir sayfaya yazın; teklifler arasındaki farkın nereden geldiğini anında görürsünüz: Amaç: Siteden ne bekliyorsunuz — teklif talebi mi, satış mı, kurumsal itibar mı? Kapsam: Kaç farklı sayfa tipi, hangi diller, hangi entegrasyonlar. İçerik: Metin ve görselleri kim üretecek. Yönetim: Siteyi kim, hangi sıklıkta güncelleyecek. Süre: Yayına girmesi gereken bir tarih var mı. Bu beş başlık netleştiğinde web sitesi bir "harcama" olmaktan çıkıp ölçülebilir bir yatırıma dönüşür. Kendi projenizin hangi banda düştüğünü konuşmak isterseniz, kapsamı birlikte çıkaralım ve size gerçekçi bir yol haritası sunalım.

Referanslarımız

Birlikte Değer Ürettiğimiz İş Ortaklarımız

Karaca İşitme Merkezi
Fatoş Baskı
Mazina Restourant
Qooq's Cafe
Atunears
Karaca İşitme Merkezi
Fatoş Baskı
Mazina Restourant
Qooq's Cafe
Atunears